ANA SAYFA

OMURGASIZ CANLILARDAKİ TEPKİLİ YÜZME SİSTEMLERİ 

Bilim dünyasında yaşanan gelişmeler, her geçen gün doğada birbirinden farklı birçok detayı keşfetmektedir. Bu örneklerden bir bölümü de Dünyanın %70’ini oluşturan denizler ve orada yaşayan canlılardır. Deniz canlılarının incelenmesi sonucunda keşfedilen ve tepkili yüzme sistemi olarak adlandırılan farklı bir yüzme sistemi, insanları hayrete düşürmektedir.

Canlılar dünyasında en hızlı koşan, en iyi yüzen veya en uzağa uçan hayvanlar omurgalılardır. Bilindiği gibi omurgalılar, kemik gibi sert maddelerden inşa edilmiş şekil değiştirmeyen iskeletlere sahiptirler. Vücutlarının bu yapısı sayesinde tüm bu hareketleri rahatlıkla yapabilmektedirler; çünkü bu kemikler kasların kasılmasına büyük destek verir. Kas kasılmaları daha sonra hareketli eklemler aracılığıyla kesintisiz, düzenli hareketlere çevrilir.


Omurgasız canlılar ise, kemiksiz yapıları nedeniyle omurgalılara göre çok daha yavaş hareket ederler. Ancak bu dezavantaj gibi görünen özellikleri, Yüce Allah’ın yarattığı eşsiz özelliklerle büyük bir avantaja dönüşmektedir. Birer deniz canlısı olan mürekkep balıkları ve ahtapotlar, omurgasız canlılara verilebilecek en güzel örneği oluştururlar.


MÜREKKEP BALIKLARI VE İLGİNÇ YÜZME SİSTEMLERİ

Mürekkep balıkları, her ne kadar “balık” ismini taşısalar da, omurgasız canlılardır ve vücutlarında kemik bulunmaz. Fakat çok ilginç bir sistem sayesinde oldukça üstün bir hareket yeteneğine sahiptirler. Yumuşak dokulardan oluşan vücutları kalınca bir deri tabakası ile kaplanmıştır. Bu deri tabakasının altında bulunan kaslar aracılığıyla bünyelerine su toplar ve daha sonra bu suyu kuvvetlice geri püskürterek yüzerler.

Mürekkep balığının su püskürtmeye dayanan bu sistemi oldukça komplekstir. Canlının başının iki yanında cebe benzeyen birer açıklık bulunur. Bu açıklıktan aldığı suyu vücudunun içinde bulunan silindir şeklindeki bir boşluğa çeker. Daha sonra içerideki bu suyu, başının hemen altında bulunan ince bir borudan yüksek bir basınç ile püskürtür. Bu sayede meydana gelen tepki ile canlı, ters yöne doğru hızla hareket eder. Bu yüzme tekniği hem hız hem de dayanıklılık açısından oldukça uygundur.

Bilimsel adı Todarodes paciticus olan Japon mürekkep balıkları 2000 km.lik göçleri sırasında saatte ortalama 2 km. hızla hareket ederler. Kısa mesafeler içinse hızlarını saatte 11 km.ye kadar çıkartabilirler. Bazı cinslerin ise hızlarının saatte 30 km.yi geçtiği bilinmektedir.


Hayranlık Uyandıran Detaylar

Mürekkep balıkları hızlı ve seri kasılmalar sayesinde, kendilerini avlamak isteyen düşmanlarından ani bir şekilde hızlanarak kaçabilirler. Eğer kaçış hızları yeterli gelmezse, vücutlarında sentezledikleri koyu renkli boyayı bir bulut şeklinde püskürtürler. Bu bulut saldırganda büyük bir şaşkınlığa yol açar. Bu birkaç saniyelik şaşkınlık mürekkep balığı için yeterlidir. Çıkardığı bulutun arkasında görünmez olan mürekkepbalığı hızla bölgeden uzaklaşır.

Mürekkep balıklarının üreme sistemlerini incelediğimizde ise bambaşka bir tasarımla karşı karşıya kalırız. Bu canlıların yumurtalarında, deniz dibindeki oyuklara tutunmalarını sağlayan yapışkan bir yüzeyleri vardır. Yavru, doğacağı güne kadar yumurtalarının içinde kendisi için hazırlanmış olan besini yer. Yavrunun kuyruğunun ucunda ise, doğum vakti geldiğinde kullanacağı sivri bir uç yer alır. Keskiye benzeyen bu ucu kullanarak yumurtayı deler ve dışarı çıkar. Bu sivri uç, doğumdan sonra kaybolur.

Mürekkep balığının gözleri de olağanüstü özelliklere sahiptir. Kompleks bir göz yapısı bulunan mürekkep balığı, göz bebeğini odaklayabilir, merceğini retinaya yakınlaştırıp uzaklaştırabilir. Göz kenarındaki kapakçıkları kısıp açarak gelen ışık miktarını ayarlayabilir.


Görüldüğü üzere her detay kusursuzca planlanmıştır ve hiçbir aksaklık olmadan işlemektedir. Bu bilgiler, Allahın yaratışındaki olağanüstülüğü fark eden herkesin imanını kuvvetlendiren örneklerin yalnızca bir bölümünü oluşturmaktadır. Kuranda bildirildiği gibi;

(Bunlar,) ‘İçten Allah’a yönelen’ her kul için ‘hikmetle bakan bir iç göz’ ve bir zikirdir. (Kaf Suresi, 8)


Avcı Mürekkep Balıkları

Savunma sistemleri ve tepkili yüzme stilleri, mürekkep balıklarının avcılık yapmalarına da imkan sağlar. Avlarının üzerine hızla saldırabilir ve onları kovalayabilirler. Birçok farklı sistemden oluşan kompleks yapıdaki merkezi sinir sistemleri, tepkili yüzme için gerekli olan kasılma ve gevşemelerin uyum içinde gerçekleşmesini denetler. Ayrıca solunum sistemleri de ideal bir yapıdadır. Bu ise onlara suyu püskürtmek için gerekli olan yüksek metabolik hızı kazandırır.

Mürekkep balığının av sırasındaki en büyük yardımcısı ağzındaki uzantılardır. Bu iki uzantı sicime benzer ve normal zamanda ağız içinde hareketsiz dururlar. Mürekkep balığı avı ile karşılaştığında bunları büyük bir hızla kement gibi fırlatır. Daha sonra aynı hızla avını ağzının içine alır. Bundan sonra iş canlının kollarına kalır. Mürekkep balığının 8 adet kolu, tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Avladığı bir yengeci güçlü kolları sayesinde rahatlıkla parçalayabilir. Kollarını o kadar büyük bir beceri ile kullanır ki, yengecin sert kabuğunu kırarak içindeki beyaz etini rahatlıkla sıyırıp yiyebilir.


AHTAPOTLARIN KENDİLERİNE ÖZGÜ TEPKİLİ YÜZME SİSTEMLERİ

Tepkili sistemle yüzen tek canlı mürekkep balığı değildir. Ahtapotlar da tepkili yüzme sistemine sahiptir. Ancak onlar aktif yüzücü değildir; zamanlarının çoğunu deniz diplerinde, yarıkların ve kayaların içinde veya etrafında dolaşarak geçirirler.

Ahtapotun iç derisi, üst üste duran kas tabakalarından oluşur. Boyuna kaslar, dairesel kaslar ve radyal kaslar olarak adlandırılan üç farklı kas dokusu vardır. Bu dokular birbirlerini dengeleyerek ve destekleyerek ahtapotun farklı hareketlerini mümkün kılar.

Yüzme için kullandıkları püskürtme süreci başladığında dairesel kaslar boyca kısalır. Ancak hacimlerini korumak eğiliminde oldukları için bu kez genişlikleri büyür. Bu, vücudun uzamasına neden olabilecek bir harekettir. Aynı anda boyuna kaslar gerginleşir ve vücudun uzamasını engeller. Deri duvarının kalınlaşmasına neden olan tüm bu gelişmeler sırasında radyal kaslar gerili vaziyettedir. Püskürtmenin sonunda radyal kaslar kasılarak boylarını kısaltır. Bunun sonucunda vücut duvarı incelir, iç boşluğun çapı artar ve tekrar içerisi su ile dolar.

Mürekkep balıklarındaki kas sistemi de ahtapottakine benzer. Fakat aralarında önemli bir farklılık vardır: Mürekkep balığının vücudunda, ahtapotun boyuna kasları yerine, tunik adı verilen lif tabakası vardır. Tunik, boyuna kaslar gibi hayvanın vücudunun iç ve dış yüzeylerini kaplayan iki tabaka halindedir. Tunik tabakalarının arasında dairesel kaslar bulunur. Dairesel kasların arasında da bunları diklemesine kesen radyal kaslar bulunur.


ALLAH’IN YARATIŞINDAKİ MÜKEMMELLİĞİ GÖREBİLMEK

Mürekkep balığı ve ahtapot örneklerinde de görüldüğü gibi; her canlının üremesi, beslenmesi, barınması ve korunması gibi konularda verilebilecek binlerce örnek vardır. Ancak bu örnekler üzerinde mutlaka durup düşünülmesi gereken çok önemli bir ortak nokta bulunmaktadır. İnsanların araştırma, inceleme sonucu elde ettikleri ve bilgiye dayalı olan tüm bu işlemleri, söz konusu canlılar var oldukları ilk günden itibaren milyonlarca yıldır, üstelik de eksiksiz bir şekilde yapmaktadırlar.

Böyle birbirine bağlı ve birer tasarım harikası olan mekanizmaları oluşturanlar, bu canlıların kendileri değildir; karar veren ve bu kararı uygulayanlar da bu canlılar değildir. Her detayında üstün bir bilgi bulunan canlılardaki tasarımlar, alemlerin Rabbi Yüce Allah’ın yaratışının delillerindendir. Kuran’da şu şekilde bildirilmektedir:

Şüphesiz, müminler için göklerde ve yerde ayetler vardır. Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır. (Casiye Suresi, 3–4)